TÜRKİYE
24 Eylül 2026 - Perşembe

GECE YARISI KAPIDA HUKUK MU VARDI, NÜFUZ MU?

Trabzon'da yaşanan olayın adı sadece gazetecinin gözaltına alınması değil. Asıl mesele, bu şehirde kimin ne kadar güçlü olduğu ve hukukun herkes için aynı işleyip işlemediğidir.

Yazar - Siyasi Projektör
Okuma Süresi: 4 dk.
Siyasi Projektör

Siyasi Projektör

-
Google News

Bir milletvekili açıklama yapıyor. Sözleri ulusal basında yayımlanıyor. Trabzon'da iki gazeteci de bu açıklamayı haberleştiriyor.

Sonrası malum…

Gazetecilerin anlatımına göre önce milletvekilinin eşi Atilla Ataman'dan tehdit içeren bir telefon geliyor. Birkaç saat sonra da gece yarısı polisler kapıya dayanıyor. Bir buçuk yaşındaki bebekleriyle birlikte karakola götürülen gazeteci çift, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılıyor.

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bu gazeteciler ne yaptı da sabahın olması beklenemedi?

Bir milletvekilinin kendi ağzından çıkan sözleri haberleştirmek ne zamandan beri gece yarısı müdahale gerektiren bir mesele oldu?

Sayın savcılar, bu işin aciliyeti neydi?

Kanun belli, usul belli. İfadesi alınacak kişi normal şartlarda çağrılır. Yakalama ve gözaltının ise ayrı hukuki şartları vardır.

Peki, burada hangi şart oluştu?

Gazeteciler kaçacak mıydı? Ortadan kaldırılacak bir delil mi vardı? Zaten herkesin izlediği bir videonun haber yapılması, hangi somut tehlikeyi doğurdu?

Üstelik beş sosyal medya paylaşımına erişim engeli getirilmesi, gazetecilerin gece yarısı emniyete götürülmesine tek başına gerekçe olamaz.

Savcılık elbette soruşturma yapar. Kimse bunun aksini söylemiyor.

Ama savcının talimatı var diye her işlemin hukuka uygun olduğunu kabul mü edeceğiz?

Hukuk devleti dediğimiz şey, tam da bu işlemlerin gerekçesini sorabilmektir.

Atilla Ataman'a da birkaç sorumuz var!

Gazetecilerin iddiasına göre kendilerini arayıp haberin bedelini ödeyeceklerini söyleyen kişi, milletvekilinin eşi Atilla Ataman.

Sayın Ataman!

Eşinizin yaptığı açıklamanın haberleştirilmesi sizi neden bu kadar rahatsız etti?

Gazetecilerin tehdit iddialarına cevabınız nedir?

Bu telefon görüşmesinden sonra herhangi bir kamu görevlisiyle görüştünüz mü?

Gece yarısı yapılan işlemle herhangi bir ilginiz veya girişiminiz oldu mu?

Bu soruların cevaplanması gerekiyor.

Çünkü Trabzon'da siyaset yapmak, iş insanı olmak veya güçlü çevrelere sahip olmak, kimseye gazetecilerin üzerinde baskı kurma hakkı vermez.

Siyasetçinin sözü haber olur. Gazeteci de o haberi yapar. Beğenmeyen çıkar cevap verir, yanlış varsa yasal yollara başvurur.

Mesele bu kadar basit!

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti, siz neredeydiniz?

Gelelim işin bir başka tarafına.

Bir gazeteci gece yarısı evinden alınıyor, meslektaşları tepki gösteriyor, kamuoyu açıklama bekliyor.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin açıklaması ise iki gün sonra geliyor!

Elbette yapılan açıklama önemli. Ama zamanlaması da sorgulanmalı.

Bir gazetecinin hakkını savunmak için neden iki gün beklenir?

Meslek örgütleri yalnızca törenlerde, ödül gecelerinde, özel günlerde mi gazetecilerin yanında olacak?

Gazetecilikte dayanışmanın en çok gerektiği an, işte böyle anlardır.

Bugün sessiz kalınan olay, yarın başka bir meslektaşın kapısında yaşanabilir.

Trabzon'un beklediği cevap belli!

Gazeteciler serbest bırakıldı diye mesele kapanmış değil.

Bu gece yarısı işleminin hukuki gerekçesi açıklanmalı. Atilla Ataman hakkındaki tehdit iddiası araştırılmalı. Haberleştirme faaliyetinin hangi somut nedenle suç şüphesi doğurduğu kamuoyuna anlatılmalı.

Hiç kimse hakkında delilsiz hüküm vermiyoruz. Ancak devletin gücünün kişisel nüfuzla kullanılıp kullanılmadığını sormak da vatandaşın hakkıdır.

Trabzon küçük bir şehir. Herkes birbirini tanır. Ama bu şehirde hukuk, kimin kimi tanıdığına göre işlememeli!

Bugün bir gazeteciye yapılan işlemi sorgulamazsak, yarın aynı soruları kendi kapımız çalındığında sormak zorunda kalabiliriz.

Son sözümüz şu:

Bir milletvekilinin sözlerini haberleştiren gazetecinin kapısına gece yarısı gitmeyi gerektiren hukuki sebep neydi?

Bu sorunun cevabını istiyoruz.

Çünkü hukuk, güçlü olanın değil, herkesin hakkını korumak için vardır.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
TRABZONSPOR