22 Mart 2025 - Cumartesi

Türkiye’nin Sınavı: Ekrem İmamoğlu Gözaltında, Sırada Ne Var?

Türkiye siyasetinde sular durulmuyor.

Yazar - Siyasi Projektör
Okuma Süresi: 5 dk.
Siyasi Projektör

Siyasi Projektör

-
Google News

Belediye operasyonlarının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali, sonrasında hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınması, sürecin sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir boyut kazandığını gösteriyor. CHP’nin olağanüstü kongre kararı alması ve partiye kayyum atanma ihtimalinin konuşulması, meselenin daha büyük bir kriz hâline gelebileceğini gösteriyor.

 
Peki, bu sürecin bir sonraki adımı ne olabilir? Eğer İmamoğlu tutuklanırsa, Türkiye’nin iç siyaseti ve uluslararası konumu nasıl etkilenir?
 
Hukuk mu, Siyaset mi?
 
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması bile geniş çevrelerde bir siyasi operasyon olarak algılanıyor. İmamoğlu’nun yolsuzluk iddialarıyla suçlanması ve bu süreçte İstanbul’da görevden alınan belediye çalışanlarının terörle ilişkilendirilmesi, konunun yalnızca bir hukuk meselesi olmadığını düşündürüyor. Eğer İmamoğlu tutuklanırsa, bu durumun bağımsız bir yargı sürecinin parçası olduğu yönündeki açıklamalar, kamuoyunu ikna etmekte zorlanabilir.
 
Muhalefet açısından bakıldığında, bu gelişme CHP'yi kenetleyebilir ve parti içindeki ayrışmaları ikinci plana itebilir. Öte yandan, CHP’nin olağanüstü kongre kararı alması, muhalefetin iktidarın baskılarına karşı bir arayış içinde olduğunu da gösteriyor.
 
Tutuklu Bir Genel Başkan Mı?
 
CHP’nin olağanüstü kongresi 6 Nisan’da yapılacak ve parti içinden gelen bazı söylemler, İmamoğlu’nun bu süreçte genel başkan adayı olabileceğini gösteriyor. Eğer İmamoğlu kongreye kadar tutuklanmaz ancak tutuklanma ihtimali güçlü bir şekilde gündemde olursa, CHP delegeleri bu durumu göz önüne alarak bir karar verecektir. Eğer tutuklu bir İmamoğlu genel başkan seçilirse, Türkiye siyasi tarihinde yeni bir döneme girilmiş olur.
 
Böyle bir senaryoda, Türkiye dünyaya nasıl bir mesaj vermiş olur? Muhalefetin en güçlü figürlerinden biri, hukuk süreciyle siyaset sahnesinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor izlenimi doğabilir. Bu durum, uluslararası kamuoyunda Türkiye'deki demokrasi standartları konusunda yeni tartışmalara yol açabilir.
 
Uluslararası Yansımalar
 
Eğer Ekrem İmamoğlu tutuklanır ve ardından CHP Genel Başkanı seçilirse, bu gelişme uluslararası medya ve diplomasi çevrelerinde büyük yankı uyandırır. Avrupa Birliği, ABD ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Türkiye’nin demokratik süreçleri hakkında daha sert açıklamalar yapabilir.
 
Türkiye’nin Batı dünyasıyla olan ilişkileri son dönemde ekonomik ve diplomatik açılardan hassas bir noktada bulunuyor. Böyle bir krizin yaşanması, Türkiye’ye yönelik olası yaptırımların veya siyasi baskıların artmasına neden olabilir. Ayrıca, İmamoğlu’nun tutuklanması, Türkiye’nin uluslararası arenada “otoriterleşen bir ülke” olarak anılmasına neden olabilir.
 
İç Siyasette Olası Tepkiler
 
Türkiye’de muhalefet kanadı, bu süreci büyük ihtimalle “demokrasiye darbe” olarak yorumlayacaktır. Eğer sokak protestoları büyürse, bu durum hükümetin elini daha da zorlaştırabilir. Öte yandan, iktidar cephesinden gelen açıklamalar, sürecin hukuki olduğu ve siyasetle ilgisi olmadığı yönünde olacaktır. Ancak, kamuoyunun büyük bir kısmı için mesele hukuktan çok siyasetin bir parçası olarak görülecektir.
 
Bu süreç, CHP ve diğer muhalefet partileri için bir kırılma noktası olabilir. Eğer İmamoğlu tutuklanır ve CHP Genel Başkanı olarak seçilirse, bu sadece partinin değil, genel anlamda Türkiye’de muhalefetin geleceğini belirleyen bir gelişme olabilir.
 
Sonuç
 
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, Türkiye’nin iç siyaseti açısından büyük bir kriz doğurabilir. Eğer İmamoğlu tutuklanır ve buna rağmen CHP Genel Başkanı seçilirse, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduğu konusunda yeni tartışmalar doğacaktır.
 
Bu süreçte iktidar, hukukun üstünlüğünü vurgulayan bir söylem geliştirirken, muhalefet bunun bir siyasi operasyon olduğunu savunacaktır. Ancak, toplumun ve uluslararası kamuoyunun nasıl tepki vereceği, Türkiye’nin gelecekte nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecektir.
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları