
Muhalefetin Kronik Beceriksizliği: İktidarın En Büyük Şansı
Türkiye’de adalet, liyakat, ekonomi ve devlet sisteminin işleyişi konusunda her geçen gün derinleşen krizlere rağmen, AK Parti’nin 20 yılı aşkın süredir iktidarda kalabilmesi, yalnızca onun başarısıyla açıklanamaz.

Siyasi Projektör
-Türkiye’de adalet, liyakat, ekonomi ve devlet sisteminin işleyişi konusunda her geçen gün derinleşen krizlere rağmen, AK Parti’nin 20 yılı aşkın süredir iktidarda kalabilmesi, yalnızca onun başarısıyla açıklanamaz. Evet, güçlü bir propaganda makinesi, sadık bir seçmen kitlesi ve pragmatik siyaset anlayışı AK Parti’yi ayakta tutan temel unsurlar. Ancak, bu uzun soluklu iktidarın en büyük destekçisi hiç kuşkusuz muhalefetin kendi içindeki beceriksizliği, inandırıcılık eksikliği ve kronik tutarsızlıklarıdır.
Öneri Getirmeyen, Kriz Yönetemeyen Bir Muhalefet
Muhalefet partileri, özellikle ana muhalefet rolünü üstlenen CHP, uzun yıllardır Türkiye’nin temel sorunlarına yönelik elle tutulur, halkı heyecanlandıracak ve geleceğe dair umut verecek politikalar üretemedi. AK Parti’nin ekonomi politikalarının başarısızlığı ortadayken, muhalefet cephesinden gelen öneriler ya yetersiz kaldı ya da halkın güvenini kazanacak seviyeye ulaşamadı. En basit haliyle, bir seçmen, AK Parti’ye alternatif olarak hangi ekonomik modeli destekleyeceğini bile bilmiyor. Laf kalabalığı, soyut vaatler ve seçim öncesi üretilen göstermelik projeler, halkın gerçek sorunlarına dokunamıyor.
Kendi İçinde Kavgaya Tutulmuş Bir Siyaset Anlayışı
Muhalefet, halkın iktidara karşı artan tepkisini avantaja çevirmek yerine, enerjisini kendi iç hesaplaşmalarına harcıyor. CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere, muhalefet bloğundaki partiler arasındaki çekişmeler, liderlik mücadeleleri ve küçük hesaplar, iktidara doğrudan yarar sağlıyor. Siyasi partiler, seçmene umut veren, kararlı ve güçlü bir alternatif sunacakları yerde, lider değişiklikleri, ittifak pazarlıkları ve iç çatışmalarla gündemi işgal ediyor. Son yıllarda muhalefetin kendi içinde yaşadığı kaos, AK Parti’nin en büyük şansı oldu.
Halktan Kopuk, Statükocu Siyasetçiler
Muhalefetin en büyük handikaplarından biri de halkla arasındaki kopukluk. Kendi seçmen kitlesine hitap etmekten öteye gidemeyen, muhafazakâr kitlelere güven verecek politikalar üretemeyen ve sosyal tabanını genişletemeyen bir muhalefetle karşı karşıyayız. Muhalefette etkili konumlarda bulunan siyasetçilerin büyük bir kısmı, yıllardır aynı isimlerden oluşuyor ve siyaseti halk için değil, kendi küçük çevreleri için yapıyorlar. Toplumun değişen dinamiklerini, halkın gerçek sorunlarını anlayamayan ve eski yöntemlerle siyaset yapmaya devam eden bir muhalefet, iktidarın ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey yapmıyor.
Sonuç: Muhalefet Değişmezse, İktidar da Değişmez
Türkiye’de adalet, liyakat ve ekonomi gibi temel alanlarda yaşanan olumsuzluklar, halkın değişim talebini artırsa da, bu değişimi gerçekleştirecek bir muhalefet olmadıkça, iktidar da değişmeyecektir. Muhalefetin gerçek anlamda bir alternatif olabilmesi için, öncelikle kendi içindeki kaosu sonlandırması, inandırıcılığını yeniden inşa etmesi ve halkın sorunlarına doğrudan dokunan somut politikalar üretmesi gerekiyor. Aksi takdirde, mevcut siyasi tablo içinde AK Parti’nin iktidarda kalmaya devam etmesi, sürpriz olmayacaktır.