
Siyasi Projektör
-Türk siyaseti, özellikle de iktidar partisi AK Parti açısından, kadroların yenilenmesi ve tabandan gelen dinamik isimlerin ön plana çıkması açısından önemli bir sınavdan geçiyor. Ancak son yıllarda, genç ve halk nezdinde karşılığı olan isimlerin partide daha etkin roller alması konusunda ciddi eksiklikler gözleniyor. Bu durum, sadece AK Parti’ye yönelik değil, genel olarak Türkiye’de siyasetin gençleşmemesi konusundaki temel bir problem olarak karşımıza çıkıyor.
AK Parti’nin geçmişine baktığımızda, partinin kuruluş yıllarında toplumun her kesiminden isimleri kadrolarına kattığını ve özellikle genç, dinamik isimlere alan açtığını görüyoruz. Ancak son yıllarda, bu durumun giderek değiştiği, daha çok belirli grupların ön plana çıkarıldığı ve yenilenmenin yavaşladığı eleştirileri yapılmakta. Oysa parti içinde Salih Cora gibi halkta karşılığı olan, çalışkan, sahada aktif ve hitabet gücü yüksek isimler mevcut. Salih Cora özellikle Trabzon halkı nezdinde oldukça etkili ve sevilen bir siyasetçi olarak öne çıkıyor. Peki, neden bu isimler daha fazla değerlendirilmiyor?
Tabanın Sesi Yeterince Dinleniyor mu?
Bir siyasi partinin en büyük gücü, halkın nabzını tutabilmesi ve onların taleplerine kulak verebilmesidir. AK Parti, geçmişte bunu başaran bir hareket olarak ortaya çıktı. Ancak son yıllarda tabanın talep ettiği isimlerin değil, belirli grupların etkisiyle şekillenen siyasi aktörlerin ön planda olduğu yönünde ciddi eleştiriler var. Taban, özellikle teşkilatlarda emek vermiş, yıllarca sahada çalışmış genç ve dinamik siyasetçilerin daha fazla görev almasını bekliyor.
Sadakat mi, Liyakat mi?
Türk siyasetinde en çok tartışılan konulardan biri, atamaların liyakat mi yoksa sadakat esasına mı dayandığıdır. AK Parti’nin başlangıçta en büyük avantajlarından biri, halktan gelen, belirli bir emeğin karşılığı olarak yükselen isimlerin ön plana çıkmasıydı. Ancak zamanla, siyasi konumların belirlenmesinde liyakatten çok sadakatin öncelendiği eleştirileri arttı. Oysa, partinin geleceğini şekillendirmek için her ikisini de dengeli bir şekilde yürütmek zorunda.
Gençleşme Çağrıları Karşılık Buluyor mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin birçok üst düzey yöneticisi sık sık gençleşmenin önemine vurgu yapıyor. Ancak bu söylemler, sahada yeterince karşılık bulmuyor gibi görünüyor. Parti teşkilatlarında ve meclis kadrolarında genç, vizyoner ve toplumla bağı güçlü isimlerin daha fazla yer alması gerektiği yönünde geniş bir mutabakat olsa da, bu konuda somut adımların atılması gecikiyor.
Sonuç: Yenilenme Kaçınılmazdır
AK Parti, geleceğe yönelik güçlü bir vizyon ortaya koymak istiyorsa, genç, çalışkan ve tabanda ciddi karşılığı olan siyasetçileri daha fazla ön plana çıkarmalıdır. Salih Cora gibi Trabzon halkı tarafından sevilen ve etkin bir siyasetçi, bu değişimin öncüsü olabilir. Halk, artık kendisini gerçekten temsil eden, sahada gördüğü ve dertlerini dinleyen kişileri siyasette etkin roller üstlenirken görmek istiyor. Eğer bu dinamik isimler, siyaset içinde hak ettikleri yere ulaşamazsa, bu durum sadece AK Parti için değil, Türk siyaseti için de büyük bir kayıp olacaktır.