Başkan Seçmek Yetmez… Trabzon'un Güçlü Bir Takıma İhtiyacı Var!
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaştıkça şehirde hareketlilik de artıyor. Kim aday olacak, kim kiminle hareket ediyor, hangi listeler hazırlanıyor… Bunlar bugün en çok konuşulan konuların başında geliyor.

Sedat ULUSOY
sedatulusoyy@gmail.com - 05424597661Doğrusunu söylemek gerekirse bu ilgi sevindirici. Çünkü güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odası, güçlü bir Trabzon demektir.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken çok önemli bir gerçek var.
Bu seçim sadece bir başkan seçimi değildir.
Çünkü bugün hiçbir oda başkanı tek başına Trabzon'a yatırım getiremez, ihracatı artıramaz, sanayiyi büyütemez, turizmi geliştiremez. Bunların hepsi güçlü bir ekip çalışmasıyla olur.
İşte tam da bu noktada, son dönemde adaylığını açıklayan Ayhan Sürmen'in ortaya koyduğu proje ve hedefler dikkat çekiyor. Savunma sanayi, ihracat, yatırım, genç girişimciler, sanayileşme ve Trabzon'un ekonomik potansiyelini büyütmeye yönelik açıklamaları kamuoyunda karşılık bulmaya başladı.
Elbette her proje değerlidir.
Ancak vatandaşın ve özellikle TTSO üyelerinin artık sormaya başladığı başka bir soru daha var:
Bu projeleri kimlerle hayata geçirecek?
Çünkü güzel fikir üretmek başka, o fikri uygulayacak kadroyu kurabilmek bambaşka bir iştir.
Bugün dünyanın en başarılı şirketlerine baktığınızda başarıyı sağlayan sadece genel müdür değildir. Arkasında alanında uzman, birbirini tamamlayan güçlü bir ekip vardır.
TTSO'da da durum farklı değildir.
Yönetim Kurulu güçlü olacak.
Meclis güçlü olacak.
Meslek komiteleri uyum içinde çalışacak.
Trabzon'un bütün sektörlerini temsil eden isimler aynı hedef etrafında birleşecek.
İşte o zaman projeler raflarda kalmaz, hayata geçer.
Şehrimiz artık yıllardır süren aynı şeyleri konuşuyoruz ama bir türlü sonuç alamıyoruz anlayışından kurtulmalıdır.
Trabzon'un zamanı çok değerli.
Kaybedecek yıllarımız yok.
Bu nedenle kim başkan olursa olsun artık herkesin önüne sadece vaat değil, uygulayabilecek bir ekip koyması gerekiyor.
Ayhan Sürmen'in uzun yıllar TTSO yönetiminde görev yapmış olması önemli bir tecrübedir. Şimdi ise bu tecrübeyi nasıl bir yönetim anlayışıyla birleştireceği, kimlerle yol yürüyeceği ve oluşturacağı ekibin hangi vizyonu taşıyacağı seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olacaktır.
Çünkü bugün iş dünyasının beklentisi sadece bir isim değildir.
İş dünyası artık güven veren, liyakati esas alan, üretimi bilen, ihracatı bilen, sanayiyi bilen, turizmi bilen ve Ankara ile güçlü ilişkiler kurabilecek bir yönetim kadrosu görmek istiyor.
Kulislerde birçok isim konuşuluyor.
İttifaklar yazılıyor.
Listeler hazırlanıyor.
Bunların hepsi siyasetin ve seçimlerin doğal parçasıdır.
Ancak Trabzon iş dünyasının asıl görmek istediği şey, dedikodular değil; nasıl bir yönetim modeli kurulacağıdır.
Belki de bu seçim sürecinde adayların kamuoyuna vereceği en güçlü mesaj, Benim ekibim budur. Bu arkadaşlarımla Trabzon için çalışacağım. diyebilmek olacaktır.
Çünkü güven sadece sözle oluşmaz.
Güven, birlikte yol yürünecek kadroyla oluşur.
Son söz...
Bu şehir bugüne kadar çok başkan gördü.
Şimdi ise Trabzon'un sadece iyi bir başkana değil, birbirine inanan, ortak hedefe yürüyen, güçlü ve vizyon sahibi bir takıma ihtiyacı var.
Çünkü artık mesele koltuk değil…
Mesele Trabzon'un geleceğidir.