15 Temmuz 2026 - Çarşamba
15 Temmuz'un 10. Yılında... Biz O Gün Değil, Yıllar Önce Kaybettik
Bugün 15 Temmuz'un üzerinden tam on yıl geçti.
Yazar - Sedat ULUSOY
Okuma Süresi: 3 dk.

Sedat ULUSOY
sedatulusoyy@gmail.com - 05424597661
Televizyonlarda yine aynı görüntüler var. Şehitlerimiz anılıyor, gazilerimiz anlatılıyor. Elbette bunların hepsi yapılmalı. Çünkü o gece bu millet çok ağır bir bedel ödedi.
Ama ben bugün başka bir şey anlatmak istiyorum.
Ben, 15 Temmuz'u sadece 2016 gecesi yaşamadım.
Ben ve benim gibi birçok arkadaşım, o karanlık günleri yıllar önce yaşamaya başladık.
2007'de, 2008'de, 2009'da...
O günlerde Kuvvayi Milliye Derneği'nde görev yapıyordum. Yazılar yazıyor, toplantılar düzenliyor, bu yapının devlete sızmasının Türkiye için büyük bir tehlike olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Amerika'nın desteğiyle büyüyen bu yapının sonu iyi olmayacak. diyorduk.
Dinleyen çok azdı.
İnanan daha da azdı.
Ama hedef gösterilen çoktu.
O günlerde birlikte mücadele ettiğimiz isimlerden biri de Emekli Emniyet Müdürü Adil Serdar Saçan'dı. O da yıllarca bedel ödedi. Ergenekon davalarında özgürlüğünden oldu, hastalıklarla mücadele etti. Hayatının son günlerinde geriye şu cümleleri bıraktı:
"Anlaşılan hesaplaşma ahirete kaldı siz haramilerle... Bekleyeceğim sizleri orada... Geleceksiniz gerçek Hak divanına..."
Bu satırları okuduğumda içim burkuldu.
Çünkü o cümlelerde sadece Adil Serdar Saçan'ın değil, yıllarca haksızlığa uğradığını düşünen birçok insanın sessiz çığlığını gördüm.
Ben de o süreçte ağır bedeller ödedim.
Ticaret yaptığım yıllarda insanlar benden uzaklaştırıldı. İş yaptığım kapılar kapandı. Sanki suçluymuşum gibi bakıldı. Sanki vatanını seven değil de başka bir şeymişim gibi gösterilmeye çalışıldım.
Arkadaşlarım cezaevlerine konuldu.
Yıllarca ailelerinden uzak kaldılar.
Kimisi sağlığını kaybetti.
Kimisi ömrünü.
Kimisi ise itibarını...
Bizim suçumuz neydi?
Türkiye'yi uyarmaya çalışmak mı?
Devletin içine sızan tehlikeyi anlatmak mı?
Bugün dönüp geriye baktığımda acı olan şudur...
15 Temmuz gecesi yaşananlar, aslında yıllar önce yapılan uyarıların ne kadar haklı olduğunu gösterdi.
Keşke o gün bizi dinleselerdi...
Belki nice ocak sönmeyecekti.
Belki nice insan hapse girmeyecekti.
Belki nice aile dağılmayacaktı.
Belki Türkiye bu kadar ağır bedeller ödemeyecekti.
Bugün kimseden bir özür beklediğimi söyleyemem.
Çünkü zaman geçti.
Hayat geçti.
Gençliğimiz geçti.
Ama insanın içindeki adalet duygusu hiç geçmiyor.
15 Temmuz'u anarken sadece o geceyi değil, o geceye giden yılları da konuşmalıyız.
Kimlerin önceden uyardığını...
Kimlerin susturulduğunu...
Kimlerin yalnız bırakıldığını...
Ve kimlerin ağır bedeller ödediğini de unutmamalıyız.
Ben bugün ne kin taşıyorum ne de intikam duygusu.
Sadece bu ülkenin bir daha aynı acıları yaşamamasını diliyorum.
Devlet; hukuktan ayrılmamalıdır.
Hiçbir yapı, hiçbir cemaat, hiçbir çıkar grubu devletin önüne geçmemelidir.
Ve en önemlisi...
Haklı olan insanlar, yıllar sonra değil, zamanında dinlenmelidir.
Adil Serdar Saçan artık aramızda değil.
Onun son sözleri hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Ben ise hayattayım.
Ve hayatta olduğum sürece, yaşadıklarımızı unutturmayacağım.
Çünkü tarih ancak hatırlandığı sürece tekrar etmez.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları